9.2.09

Doğum Sancısı



Giyotin altında kana boyanır kundak
Kalem kâğıt cengidir akıbeti muallak
Sırdan yansır bedeni döşünde kanlı bıçak
Deliktir hep cepkenler kelimelerse kaçak

Yuvarlanır dilinden eteğine beyazın
Kapısındadır kalem zihin aralığının
Sevdalıysa mürekkep sevişecek kâğıtla
Yoksa şair hep gebe doğum başka bahara

Ağarır saç telleri ellerinde miadın
Gece yırtar yüzünü kucağında siyahın
O an
O meşum an
Yalnızlık tek sevdalın

Sessiz duruşlarda kalem uykusunda zat
Zorlar ama geçemez
Pek çetindir kahpe hat

Sabahına uzanır yorgun beden devranın
Arzular gözlerinden öpmeyi yitik uykularının

Öze giderken durakları es geçmez
Zira ölüm yakasındadır nöbetini sektirmez
Böler inzivasını özlenen düş perisi
Getirmiştir nihayet firari dizeleri

Şairin gözlerinden azledildiğinde nâr
Zamanın rahminden yeni bir şiir doğar
Sıkılmış yumrukları lağvetmeye meyleder
Yenidoğan üşenmez anasını kundaklar

Delemezken zihninin çeperlerini kimi
Çıkarır iğne deliğinden ustası bebeğini

Devşirir neyi varsa yamalı heybesinde
Keser göbek bağını tek kalem darbesiyle
Asar evrenin sonsuz kalabalığına
Yorgun gülüşlerini mimler bakir kağıda


İlker PAMUKÇU/07 İstanbul

Yorum yap

Yorum yaz...

Hiç yorum yok: