
Hey çocuk duy sesimi!
Gözlerimi bağlasana uçurtmanın kuyruğuna
Dönmez ki dilim hem unuttum
Adımı adresimi hiç sorma
Sahi o saçlarındaki bahar mı?
Ayıplama imreniyorsam
Bir zamanlar benimde ellerim iğde kokardı
Yorgunum!
Dört bir yanım kan,irin
Ondan şekilsiz ve çizgileri derin çehremin
Korkma!
Yaralarım uzun yıllar önceden vardı
Zamanın sığlığında hâlâ inzivada bir yarım
Diğer yarım bulutlara dokunmayı düşlemekten hiç usanmadı
Dur çocuk dur!
Beni de götür düşlediğin o bakir diyarlara
Yüreğimi siyahtan çıkarıp geldim
Bir şarkıda benim için mırıldanırsın umuduyla
Şaşırma!
Dudaklarımın ezeli kuraklığına inat
Yağmura hazırlanıyor bak gökyüzü
Belki bu defa yıkılacak o kahpe hat
Yadırgama ben alışığım çocuk!
Çift su verilmiş o melun hüzün çeliğine alnımda
Kınındayken de kesemez hale gelecektir eminim
Yeter ki uçurtmanın kuyruğuna beni de bağla
Üşendim!
Sayamadım kaç asırdır dikenliymiş tellerim
Güllere uzanamamışlığım ondan, dedim ya
Bir şarkıda benim için söylersin diye geldim
Mecalsizim!
Sahi o saçlarındaki bahar mı senin?
Bir an olsun yüreğimden tut
Zira kırıkları en uzak faylardan derin
Yabancı değiliz kaçma dur!
Kekik kokulu kuzey rüzgârları tutuyorken avuçlarında sen
Adı bilinmedik iklimlerde geziyordum
Sessiz bakışlarımı en uzak yıldıza özlemle asıyordum ben
Yalvarırım susma!
Tek nefeslik olsa bile konuş benimle
Dokunsam anlayacağım ki ulaşılmaz değilmiş
Uzun zamandır duymayı özlediğim sesine
İlker PAMUKÇU/08
İstanbul
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder